45,9013$% -0.03
53,4898€% 0.19
61,7201£% 0.12
6.647,93%1,07
44.055,00%1,09
13.662,75%-1,64
3367805฿%-2.02492
İstanbul’un tarihi merkezinde bulunan Beyazıt Birinci Sarnıcı, Doğu Roma-Bizans dönemine ait yapısıyla şehir tarihinin zenginliğini gözler önüne seriyor. Yapının günümüzdeki üst yapısı ise elektrik dağıtım hizmetleri için kullanılıyor ve bu durum, geçmiş ile modern yaşamın iç içe geçtiği İstanbul’un benzersiz katmanlarını ortaya koyuyor.
Başta taş kemerler olmak üzere, sarnıcın kalıntıları yüzyıllar öncesine dayanırken, hemen üzerinde yükselen çok katlı kamu binası ise çağdaş kent yaşamının merkezinde yer alıyor. Bu ikili yapı dizisi, İstanbul’un farklı medeniyetlerin izlerini aynı karede görmek mümkün kılıyor. Yüksek yollar ve yaya trafiği arasında görülen bu eski ve yeni mimari enfes bir uyumu temsil ediyor. Uzmanlar, bu görüntünün şehrin eski dönemlerinden kalma yapılar ile modern şehircilik anlayışının birlikte yaşadığını ve İstanbul’un zengin tarihsel çok katmanını yansıttığını söylüyor.
Sarnıcın keşfi 1950’li yıllarda, toprak altındaki yapısının ortaya çıkarılması ile gerçekleşti. Daha sonrasında yapılan alt geçit çalışmalarında kısmi zararlar görmüş olmasına rağmen, halen önemli bir tarihsel kaynak görevini sürdürüyor. Meydan ve çevresinde koruma altına alınmayı bekleyen bakımsız alanlar, derin tarihsel önemi gözler önüne sererken, restore edilmesi gerektiğine işaret ediyor. Bitki örtüsü ve yabani bitkilerle çevrelenen bölge, korunma ve bakım çalışmalarıyla eski görkemine kavuşturulmayı bekliyor.
İlgili haber: Mecidiyeköy’de Benzin Sızıntısı ve Yangın Olayı
Sanat tarihçisi ve turizm uzmanı Oğuzhan Karadirek, bölgenin Bizans döneminde İstanbul’un en hareketli ve önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtiyor. “Buradaki yapı, Doğu Roma’nın kalbini temsil eden bölgede yer alıyor,” diyen Karadirek, “Theodosios Forumu ve Bizans bazilikaları gibi yapılar, bölgenin dini ve kamusal yaşamının yoğunluğunu gösteriyor. Sarnıçlar genellikle şehirdeki önemli dini ve kamusal yapıların altına inşa edilirdi. Buradaki sarnıcın, muhtemelen bölgedeki manastır veya kamu binalarının su ihtiyacını karşılamak üzere yapıldığı tahmin ediliyor,” şeklinde görüşlerini aktardı.
Karadirek, yapının uzun yıllar toprak altında kaldığını ve 1956’da ortaya çıkarıldığını hatırlatıyor. “O zamanlar bölgedeki düzenleme çalışmaları sırasında kısmi tahribat yaşandı. Bugün ise sadece birkaç bölüme ulaşabiliyoruz. Bu yapının Geç Roma veya erken Bizans dönemine ait olduğuna inanılıyor. Mimari özellikleri ve kullanılan malzemeler de bunu doğruluyor,” diye ekliyor.
Modern yapının, daha önce alınan kurallar ve izinler doğrultusunda inşa edildiğini belirten Karadirek, “Günümüzde elektrik dağıtım binası olarak kullanılıyor. Çevresi ise güvenlik gerekçesiyle kapatılmış ve yabani bitki örtüsüyle çevrelenmiş durumda. Bu önemli kültürel mirasın korunması ve restore edilmesi gerekiyor. Ayrıca, etrafında güvenli ve erişilebilir bir turizm alanı oluşturularak, ziyaretçilerin bu tarihi eseri yakından görmeleri sağlanabilir,” şeklinde konuşuyor. Böylece, İstanbul’un tarihsel zenginliği hem korunacak hem de yeni nesillere aktarılacak.
İlgili haber: THY Uçağı Teknik Sebepten Tahliye Edildi
İstanbul Boğazı’nda turkuaz sulara yunus akını