48,2203$%0,18
55,8755€%-0,49
65,3436£%-0,31
6.908,74%-3,01
44.968,00%-2,96
%
3737249฿%-2.81253
19 Eylül 2026 Cumartesi
Başbakan Ünal Üstel, KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Yeni Ercan Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, önümüzdeki beş yılın ülkenin gelişimi ve dönüşümü açısından önemli bir dönem olacağını ifade etti.
Üstel, “Yeni dönem vizyonumuz, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaya odaklı projeleri kapsamaktadır” diyerek, Anavatan Türkiye’nin güçlü desteğiyle ihtiyaç duyulan altyapı ve yatırımları hayata geçirmeye devam edeceklerini belirtti. Hedefleri arasında sağlık, eğitim, ulaşım ve enerji alanlarında önemli adımlar bulunuyor.
Yeni hastaneler ve okullarla sağlık ve eğitim altyapısını güçlendireceklerini anlatan Üstel, karayollarını yenileme ve geliştirme çalışmalarına hız vereceklerini sözlerine ekledi. Ayrıca, enerji altyapısının da güçlendirilerek, fiber optik internet ağını ülkenin tüm noktalarına yaymayı planladıklarını bildirdi.
Sosyal konut projeleri ve tarımsal destek programlarını da büyüteceklerini vurgulayan Başbakan, gençler, kadınlar, aileler ve çocuklar için çeşitli projeler hazırladıklarına dikkat çekti.
Başbakan, temel amacın sadece yeni yapılar inşa etmek olmadığını, tüm projelerin vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak ve ihtiyaçlarına doğrudan cevap verecek şekilde tasarlandığını söyledi. İnsan merkezli yaklaşımla, yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını belirtti.
Türkiye ile sürdürülen güçlü iş birliği sayesinde, son beş yılda vaat edilen projeleri tamamladıklarını söyleyen Üstel, önümüzdeki beş yıl içinde de Türkiye ile omuz omuza pek çok yeni projeyi hayata geçireceklerine söz verdi. Bu dönemde, ortak çalışmalarla ülkenin kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını dile getirdi.
Kıbrıs sorununa ilişkin önemli gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Cyprus Mail’e yaptığı açıklamalarda, olası bir çözüme ulaşılması halinde uygulamaya konacak dönüşümlü başkanlık sisteminin ve siyasi eşitliğin hayati önemde olduğunu belirtti.
Dânâ, çözüm kapsamında öngörülen dönüşümlü başkanlığın, Kıbrıs Türk ve Kıbrıslı Rum toplumları arasında siyasi eşitliğin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu dile getirdi. Siyasi eşitliğin, sınırlı yetkilerin ve ortak kararların bir arada kullanılmasını gerektiren temel bir yapı olduğunu ifade eden Dânâ, geçmişteki müzakerelerin başarısız olmasında bu konunun müzakere edilmesine direnmenin önemli bir neden olduğunu vurguladı. Özellikle 2017 yılındaki Crans-Montana görüşmelerine işaret eden Dânâ, siyasi eşitlik konusunun müzakere edilmesinin süreci çıkmaza soktuğunu belirtti.
Dânâ, BM Genel Sekreteri’nin “Bu kez farklı olmalı” yaklaşımını hatırlatarak, dönüşümlü başkanlığın müzakerelere başlamadan önce ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Söz konusu kabulün, detayların ve görev sürelerinin müzakerelerin ilerlemesiyle şekillendirilebileceğini ekledi.
Rum Hükümet Sözcü Yardımcısı Yiannis Antoniou ise, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliği egemen eşitliği de içerdiği görüşünde olduğunu söyleyerek, bunun Rum tarafınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Antoniou, dönüşümlü başkanlık konusunun müzakerelerin sonucunda ortaya çıkması gerektiğine vurgu yaptı.
Haberde, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dört maddelik metodolojisinin detaylarına da yer verildi. Rum tarafının, müzakerelerin tekrar başlaması halinde Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonların kaldırılmasını öngören dördüncü maddeye itiraz ettiği kaydedildi. Antoniou, bu maddeyi en sorunlu nokta olarak görerek, kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Dânâ ise, bu yaklaşımın, son dönemde yeniden gündeme gelen müzakere sürecinin, kalıcı çözüme ulaşamadan sona ermesini engellemek amacı taşıdığını belirtti.
Gelişmeler kapsamında, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, BM Genel Kurulu’nun üst düzey toplantısı vesilesiyle New York’ta bulunacakları ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile ayrı ayrı görüşmeler yapacakları bildirildi. Bu görüşmelerin, Kıbrıs sorunundaki gelişmeler açısından önemli olduğu ifade edildi.
Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, önemli ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi. Amacı, iki ülke arasındaki spor ve gençlik alanındaki iş birliklerini güçlendirmek ve karşılıklı projeleri görüşmek.
Bakan Bak’ı Ercan Havalimanı’nda, KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu karşıladı. Usta diplomatlar ve yetkililer, samimi bir atmosferde karşılamayı gerçekleştirdi. Karşılama sonrası heyetler, resmi temaslara başladı.
Görüşmelerde, KKTC’de gençlik ve spor faaliyetlerinin geliştirilmesi, yeni projelerin hayata geçirilmesi ve ortak etkinliklerin organizasyonu gündeme geldi. Ayrıca, turizm ve kültürel bağların güçlendirilmesine ilişkin planlar ele alındı. Bakanlar, bölgedeki ortak gelişimleri ve sürdürülebilir projeleri değerlendirdi.
İş birliklerini artırmak ve bölgesel dayanışmayı pekiştirmek amacıyla, yeni programlar üzerinde mutabakat sağlandı. Bu çalışmalar, hem gençlerin gelişimine katkı sağlayacak hem de iki ülkenin kültürel ve sportif ilişkilerini derinleştirecek nitelikte. Bakan Bak, ziyaretinin ardından, iki ülke arasındaki bağların daha da güçlenmesi temennisinde bulundu.
Çeşitli saldırı ve katliamların yaşandığı Muratağa, Sandallar ve Atlılar bölgeleri, Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin izler bırakmıştır. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bu acı olayların unutulmayacağını ve şehitlerin hatırasına sahip çıkacaklarını vurguladı.
Erhürman, geçmişe saygı göstererek, geleceğimizi inşa etmenin temelinde şehitlerin anılarını yaşatmanın yattığını belirtti. Kıbrıs Türk halkı için önemli bir kültürel ve tarihi sembol olan Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitler Müzesi’nin, acıların ve mücadelenin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önemi olduğunu dile getirdi. Bu müze, halkın yaşadığı zorlukları ve özgürlük mücadelesini anlatan önemli bir miras noktasıdır.
Erhürman, kayıp konusunda yapılan siyasi tartışmalara ilişkin, bu meselelerin politize edilmemesi gerektiğine özellikle vurgu yaptı. Avrupa Parlamentosu’nun bazı kararlarının, taraflı yaklaşımlar içerdiğini ve kabul edilemez olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının eşit haklar ve güvenlik taleplerinden vazgeçmeyeceğini tekrar hatırlatan Erhürman, çocuklarımızın temel haklara erişimi için sürekli çalışacaklarını sözlerine ekledi.
Erhürman, tören sırasında, 52 yıl önce suçsuz ve savunmasız 15 kişinin katliamını hatırlatarak, “İnsanlarımızı katledenler, sadece insanlarımızı değil, insanlığı, medeniyeti de yok ettiler” dedi. Bu acılı olayların, halkın hafızasında derin izler bıraktığını ve sonsuza kadar unutulmayacağını vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının, zorluklar ve ağır bedellerle verdiği varoluş mücadelesinin devam ettiğine işaret eden Erhürman, bu topraklarda yaşamayan ve büyük acıların tanığı olmayanların anlayamayacağı kadar derin bir mazinin olduğunu ifade etti. Büyük anıların ve şehitlerin hatıralarına sahip çıkmak, onların değerlerini gelecek nesillere taşımak görevleri olduğunu belirtti.
Erhürman, müzenin, şehitlerin aziz hatıralarını yaşatmak ve halkın ortak hafızasına kazımak adına büyük önem taşıdığını söyledi. “Müze sayesinde şehitlerimizin isimlerini ölümsüzleştirecek, onların anısını yaşatmaya devam edeceğiz” diyerek, geçmişe sahip çıkarak geleceği inşa etmenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
Son olarak, Kıbrıs Türk halkının asla azınlık olmayacağını ve adada var olmaya devam edeceğini yineleyen Erhürman, törende katkıları bulunanlara teşekkür etti. Hayatta olan gazilere sağlık ve huzur dileyerek, şehitlerin manevi huzurunda halka söz verdi; “Bu topraklarda eşitlik ve güvenlik haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Kıbrıs Türk halkı asla azınlık kalmayacaktır.”
Güney Kıbrıs’ta Şap hastalığının yayılma gösterdiği dönemde yoğun önlemler alınmış ve salgın kontrol altına alınmıştır. Mart ayı başlarında vaka sayısında ciddi bir azalma sağlanmış ve son edinilen bilgilere göre, 9 Haziran itibarıyla yeni vaka rapor edilmemiştir.
Haber kaynaklarına göre, hastalıkla mücadele sürecinde uygulanan aşılama ve karantina tedbirleri sayesinde, salgının yayılması durdurulmuş ve hasta sayısında azalma sağlanmıştır. Güney Kıbrıs’ta, haziran ayı başlarından sonra yeni vaka kaydı yapılmaması, hayvan sağlığını kontrol altına almanın yanı sıra, hayvancılık sektörünün yeniden organize edilmesine olanak tanımıştır.
Rum yönetimi, alınan önlemler ve vaka kaydının sıfıra ulaşmasıyla birlikte, hayvancılık alanında yeni bir döneme adım atmayı planlamaktadır. Rum Bilim Kurulu Başkanı Stavros Malas tarafından geçen hafta düzenlenen toplantıda, ilk hayvan besi birimlerinin yıl sonunda önce yeniden faaliyete geçirilebileceği kaydedildi. Bu adımla birlikte, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin eski verimliliğine ulaşması hedefleniyor.
İlk vaka tespitinden birkaç gün sonra, yaklaşık 5 gün içinde hayvanların büyük bölümüne aşı uygulandı. Mart ayı sonuna kadar Larnaka, Mağusa ve Lefkoşa’nın doğu bölgelerinde toplamda yüzde 30 oranında aşılandı. Ayrıca, salgın süresince yaklaşık 80 bin 133 hayvanın itlaf edilerek, hastalığın yayılımı engellenmeye çalışıldı. Salgın kontrol altına alındıktan sonra, vaka sayısı 121’de kalmış ve yeni vaka izlenmemiştir. Bu gelişmeler ışığında, hayvancılık sektöründeki gelişmekte olan planlar ve önlemler kapsamında, sektör yeniden şekillenmeye hazırlanıyor.