43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622

Akdeniz’in coğrafi konumu itibarıyla en değerli adalarından biri olan Kıbrıs, binlerce yıllık bir tarihe sahip. Kıbrıs sorunu tarih çerçevesinde ele alındığında; adanın antik çağdan başlayıp Osmanlı dönemine, 1878 İngiliz idaresinden 1960 bağımsızlığına, oradan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na uzanan uzun bir hikâyesi var. Bu yazıda Kıbrıs sorununun tarihsel akışını kronolojik bir çerçevede ele alıyoruz.
Kıbrıs, M.Ö. 10. binyıldan bu yana iskân gören bir ada. Miken, Fenike, Asur, Mısır, Pers ve Bizans medeniyetleri adayı farklı dönemlerde yönetti. 1192’de Lüzinyan Krallığı dönemi başladı, 1489’da Venedik Cumhuriyeti adayı ele geçirdi. Bu döneme ait surlar, kaleler ve antik limanlar bugün bile Kıbrıs’ın kültürel dokusunda izler bırakıyor.
1571’de II. Selim döneminde Osmanlı Devleti, Lala Mustafa Paşa komutasındaki orduyla Kıbrıs’ı fethetti. Mağusa kuşatması yaklaşık bir yıl sürdü. Osmanlı yönetimi altında Türk nüfusun adaya yerleşimi başladı ve Kıbrıs Türk toplumu bu dönemde şekillendi. Osmanlı idaresi, adaya vergi düzeni, cami, han, köprü ve eğitim yapıları getirdi.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti, Rusya’ya karşı desteğini sürdürmesi şartıyla adanın idaresini İngiltere’ye bıraktı. 1914’te I. Dünya Savaşı başlayınca İngiltere adayı ilhak etti, 1925’te ise resmen ’Kraliyet Kolonisi’ olarak ilan edildi.
Bu dönemde Rum toplumu Yunanistan’a bağlanma (Enosis) talebini güçlü biçimde dile getirmeye başladı. 1950’de kilise öncülüğünde düzenlenen gayri resmi bir referandumda Rum nüfusun büyük çoğunluğu Enosis lehine oy kullandı. EOKA adlı silahlı örgüt 1955’te İngiliz idaresine karşı eylemlere başladı.
1959’da Zürih ve Londra’da yapılan görüşmelerde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere uzlaştı. 16 Ağustos 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak kuruldu. Anayasa, iki toplumun haklarını güvence altına alıyordu:
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan üç yıl sonra Cumhurbaşkanı Makarios, anayasada 13 maddelik bir değişiklik önerdi. Bu öneri, Kıbrıs Türklerinin haklarını daraltacak nitelikteydi. Türk tarafının reddiyle başlayan olaylar ’Kanlı Noel’ (Aralık 1963) adıyla tarihe geçti. Bu dönemde Kıbrıs Türkleri büyük baskıyla karşılaştı, pek çok köy yerle bir edildi ve nüfus enklav denen küçük bölgelere sıkıştı.
1964’te BM Barış Gücü (UNFICYP) adaya konuşlandı. 1967’deki Boğaziçi ve Geçitkale olayları Türkiye’yi müdahale eşiğine getirdi. 1968-1974 arasında BM gözetiminde yapılan toplumlararası müzakereler sonuç vermedi.
15 Temmuz 1974’te Yunan askeri cuntasının desteklediği EOKA-B, Makarios’u devirerek Nikos Sampson’u yönetime getirdi. Hedefleri Enosis’ti. Türkiye, 1960 Garantörlük Antlaşması’nın verdiği hakkı kullanarak 20 Temmuz’da Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlattı. İki aşamalı harekâtın ardından adanın kuzey kesimi (yüzde 36’sı) Türk kontrolüne geçti. Yunanistan’daki askeri cunta da bu gelişmelerin ardından devrildi ve demokrasiye geçiş süreci başladı.
1975’te ’Kıbrıs Türk Federe Devleti’ ilan edildi. 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bağımsızlığını açıkladı. BM Güvenlik Konseyi, 541 ve 550 sayılı kararlarla bu bağımsızlık ilanını tanımadı. Yine de KKTC fiilen işleyen bir devlet olarak Türkiye’nin desteğiyle kurumlarını inşa etti.
2002’de BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın önerisiyle hazırlanan plan, iki toplumlu iki bölgeli federal bir yapı öngörüyordu. 24 Nisan 2004’te referanduma sunulan planda Kıbrıs Türkleri yüzde 65, Kıbrıs Rumları ise yüzde 24 civarında ’evet’ dedi. Plan Rum tarafının ret oyuyla reddedildi. Bir hafta sonra Güney Kıbrıs AB üyesi oldu.
Sonraki yıllarda yapılan Crans-Montana (2017) ve Cenevre (2021) görüşmeleri de kalıcı bir uzlaşı üretmedi.
Adanın sorun tarihine hızlı bir bakış:
Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervleri, Kıbrıs tarihine yeni bir katman ekledi. Türkiye ve KKTC, kıta sahanlığı hakları doğrultusunda sondaj faaliyetleri yürütürken Güney Kıbrıs EastMed hattı üzerinden kendi yatırımlarını sürdürüyor. 2020 sonrası dönemde KKTC, ’iki devletli model’i öne çıkaran bir dış politika çizgisi izliyor. Kıbrıs sorunu tarih anlatısı böylece hâlâ güncel bir yazıyla yeni sayfalar eklemeye devam ediyor.
Modern anlamda Kıbrıs sorunu 1950’lerde Enosis hareketleriyle belirginleşti. 1960 Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonraki 1963 olayları, sorunun ilk yoğun çatışma evresiydi.
1571-1878 arası, yaklaşık 307 yıl Osmanlı yönetiminde kaldı.
Enosis; Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması anlamına gelen Yunanca bir terim. Kıbrıs sorununun çıkış noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’ye adanın bağımsızlığını ve anayasal düzenini güvence altına alma yükümlülüğü yüklüyor. Her garantör ülkeye gerektiğinde tek taraflı müdahale hakkı tanıyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 15 Kasım 1983 tarihinde bağımsızlığını ilan etti.
Annan Planı; iki bölgeli, iki toplumlu, iki kurucu devletli federal bir yapıyı öngörüyordu. 2004 referandumunda Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edildi, Kıbrıs Rumları tarafından reddedildi.
M.Ö. 58’de Roma İmparatorluğu’na katılan Kıbrıs, Hristiyanlık öncesi ve sonrası döneme ait pek çok eseri günümüze taşımış bir ada. Havarilerden Barnabas, adayı ziyaret eden ilk misyonerlerden biri olarak kabul ediliyor. Bizans döneminde 7. yüzyılda Arap akınları, ardından 10. yüzyılda yeniden Bizans egemenliği yaşandı. Bu tarihi katmanlar, bugün Kıbrıs’taki kilise, manastır ve antik kentlerde izlerini koruyor.
Kıbrıs; Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alıyor. Bu coğrafi konumu onu antik çağdan itibaren ticaret, askeri üs ve deniz güvenliği açısından önemli bir merkez haline getirdi. Bakır yataklarının zengin olması ise adaya ’Aes Cyprium’ (Kıbrıs bakırı) adını kazandırdı; ’copper’ kelimesinin kökeni de bu addan geliyor. Tarih boyunca birçok imparatorluğun adaya ilgi duymasının arkasındaki temel etkenlerin başında bu iki unsur geliyor.
1878-1960 arasındaki İngiliz idaresi, Kıbrıs’a soldan trafik, İngiliz hukuk sistemi ve modern eğitim altyapısı bıraktı. Bugün KKTC ve Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemeleri ortak hukuk geleneğinden izler taşıyor. İngilizce, adada günlük hayatta da turizmde de sık kullanılan iletişim dili.

Kıbrıs Meselesi Kısaca: Herkesin Anlayabileceği Sade Anlatım

