43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622

Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, bugün kuzey ve güney olmak üzere iki ayrı siyasi yapıya sahip. Peki Kıbrıs neden ikiye bölündü? Adanın bu mevcut görüntüsüne uzanan süreç; yüzyıllık siyasi gerilimler, toplumlar arası çatışmalar, uluslararası anlaşmalar ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın toplamından oluşuyor. Bu rehberde Kıbrıs’ın bölünme sürecini yakından inceliyoruz.
Adada Türk ve Rum toplumları yüzyıllardır bir arada yaşıyor. 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde nüfusun yaklaşık yüzde 78’i Rum, yüzde 18’i Türk’tü. Kalan nüfus ise Maronit, Ermeni ve Latin gibi azınlıklardan oluşuyordu. Bu demografik dağılım, iki toplumun farklı siyasi hedefleri olan bir ada ortaya çıkardı.
1963 sonrasında yaşanan olaylar, özellikle Türk toplumunun güvenlik kaygılarını yükseltti. Türk köyleri belirli bölgelere çekilerek ’enklavlar’ adı verilen toplu yaşam alanları oluştu. Bu süreç, ilerleyen yıllarda adanın fiili bölünmesinin zeminini hazırladı.
1959-1960 yıllarında imzalanan Londra-Zürih Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsızlığını kazandı. Cumhurbaşkanı Rum toplumundan (Makarios), cumhurbaşkanı yardımcısı Türk toplumundan (Dr. Fazıl Küçük) seçildi. Anayasa; iki toplumun haklarını eşit biçimde güvence altına alıyordu. Ancak bu sistem kısa sürede tıkandı.
Bu noktada Kıbrıs neden ikiye bölündü sorusunun cevabını maddeler hâlinde özetlemek mümkün:
Makarios’un 1963 sonunda yaptığı anayasa değişikliği önerisi, Türk toplumunun birçok hakkını daraltıyordu. Bu öneri reddedilince başlayan olaylar ’Kanlı Noel’ olarak tarihe geçti. Kıbrıs Türkleri birçok yerleşim alanını terk etmek zorunda kaldı; toplam nüfusun küçük bir bölümünün yaşadığı enklavlara sıkıştı. 1964’te BM Barış Gücü (UNFICYP) adaya konuşlandırıldı.
1967’deki Boğaziçi ve Geçitkale olayları, iki toplum arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Türkiye, bu dönemde adaya müdahale hazırlıklarını dahi başlatmış ancak uluslararası baskı sonucu harekete geçmemişti.
1967’de Yunanistan’da iktidara gelen askeri cunta, Kıbrıs politikasında sertlik yanlısıydı. 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası’nın desteklediği EOKA-B, Makarios’u devirerek Nikos Sampson’u yönetime getirdi. Hedefleri Enosis’ti; yani Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması. Bu gelişme, 1960 Garantörlük Antlaşması’nın açık biçimde ihlali anlamına geliyordu.
Türkiye, 20 Temmuz 1974’te Garantörlük Antlaşması’nın verdiği hakkı kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlattı. İlk harekâtın ardından Cenevre görüşmeleri yapıldı ancak anlaşma sağlanamayınca 14 Ağustos’ta ikinci harekât başladı. Harekât sonunda adanın kuzey kesimi Türk kontrolüne geçti. Bu askeri operasyon, adanın bugünkü fiili bölünmesinin miladı oldu.
Harekâtın ardından yüz binlerce Kıbrıs Rumu güneye, Kıbrıs Türkü ise kuzeye göç etti. Nüfus değişimi, mevcut iki bölgeli yapının demografik temelini kalıcı hâle getirdi.
Kıbrıs’ı fiilen ikiye ayıran hat ’Yeşil Hat’ olarak biliniyor. Hattın adı, 1964’te BM komutanının adayı ikiye ayıran bölgeyi haritada yeşil kalemle çizmesinden geliyor. 180 km’ye yakın uzunluktaki bu tampon bölge, BM Barış Gücü’nün denetiminde. Lefkoşa şehri, hattın üzerinde yer alıyor ve dünyanın ’bölünmüş başkenti’ olarak anılıyor.
1975’te önce ’Kıbrıs Türk Federe Devleti’ kuruldu. 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bağımsızlığını ilan etti. Bu karar, adanın fiilen olduğu kadar hukuken de iki ayrı siyasi yapının konusu hâline gelmesini sağladı. BM Güvenlik Konseyi 541 sayılı kararla KKTC’nin bağımsızlık ilanını geçersiz saydı; ancak KKTC bugün hâlâ fiilen var olan ve kendi egemenlik sınırlarını yürüten bir devlet.
Bugün iki tarafın ekonomik, siyasi ve kültürel yapıları belirgin biçimde farklılaşmış durumda. Güney Kıbrıs 2004’te Avrupa Birliği’ne üye oldu ve Euro’yu benimsedi. KKTC’de ise Türk Lirası geçerli; ekonomi büyük oranda Türkiye ile bütünleşmiş durumda.
Bölünmüş ada üzerindeki iki yapının kısa karşılaştırması:
Birleşme senaryoları yıllardır gündemde ancak fikir birliği sağlanamıyor. Annan Planı (2004) başta olmak üzere birçok müzakere turu sonuçsuz kaldı. Son yıllarda Türk tarafı ’iki devletli model’ vurgusunu yaparken, Rum tarafı federal yapıda ısrar ediyor. Doğu Akdeniz’deki enerji anlaşmazlıkları da birleşme masasını ağırlaştıran yeni bir başlık olarak eklendi.
Adanın fiili bölünmesi 20 Temmuz 1974’te başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı ile gerçekleşti. Siyasi bölünme ise 15 Kasım 1983’te KKTC’nin bağımsızlığını ilan etmesiyle tamamlandı.
Bölünmenin tek bir nedeni yok. Enosis girişimleri, 1960 anayasal sisteminin tıkanması, 1963-1974 iç çatışmalar ve 1974 Yunan Cuntası destekli darbe, birlikte bu sonuca yol açtı.
İki tarafı ’Yeşil Hat’ adı verilen 180 km uzunluğunda BM tampon bölgesi ayırıyor. Hattın tek şehrin içinden geçtiği yer ise başkent Lefkoşa.
KKTC’yi bugün yalnızca Türkiye resmi olarak tanıyor. Türk Devletleri Teşkilatı ise gözlemci üye statüsü vermiş durumda.
Evet. 2003’ten itibaren iki taraf arasındaki geçişler Lefkoşa’daki Ledra Palace, Metehan ve Akyar gibi sınır kapılarından yapılıyor. Pasaport ya da kimlik gerekiyor.
Kalıcılığı uluslararası müzakere süreçleri belirliyor. Bugüne kadar yapılan BM görüşmeleri kalıcı bir uzlaşı üretemedi; mevcut fiili bölünme 50 yılı aşmış durumda.
1974 sonrası dönemde yaklaşık 160 bin Kıbrıs Türkü kuzeye, 200 bin Kıbrıs Rumu ise güneye göç etti. Bu büyük nüfus değişimi, adanın demografik yapısını kökten değiştirdi. Kuzey Kıbrıs bugün büyük oranda Türk nüfusundan; Güney Kıbrıs ise Rum nüfusundan oluşuyor. Bu nüfus hareketi, ’iki bölgeli iki toplumlu yapı’ olarak adlandırılan bugünkü düzenin zeminini atan en belirleyici demografik gelişmelerin başında geliyor.
Bölünme, adanın ekonomik görünümünü de değiştirdi. Güney Kıbrıs turizm, bankacılık ve gemi taşımacılığı alanlarında hızlı bir ekonomik büyüme kaydetti; AB üyeliği bu süreci hızlandırdı. KKTC ise uluslararası tanınmama nedeniyle doğrudan yabancı yatırım çekmekte zorlandı. Üniversite eğitimi, turizm ve tarım, kuzey ekonomisinin başlıca dayanakları olarak öne çıkıyor.

Türk Yunan Kıbrıs Sorunu: İki Ülke Arasındaki Uyuşmazlık Nereden Geliyor?

