45,9013$% -0.03
53,4898€% 0.19
61,7201£% 0.12
6.647,93%1,07
44.055,00%1,09
13.662,75%-1,64
3367805฿%-2.02492
Türkiye’nin Cenevre’deki başkonsolosluğu öncülüğünde düzenlenen “Kıbrıs” konulu sempozyum gerçekleştirildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, etkinlikte Kıbrıs meselesine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Açılış konuşmasını yapan Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu Salih Boğaç Güldere, Kıbrıs konusunda Türk milletinin göğüs gerecek bir milli dava olduğunu vurguladı.
İlgili haber: Ticaret Odası’ndan Hayat Pahalılığına Çözüm: Ucuz Fiyatlar
Güldere, katılımcıların bu toplantı sonunda Kıbrıs sorununa dair pek çok detay hakkında bilgi sahibi olacağını belirterek, Köprülü’nün konu hakkında önemli bir anlatıcı olduğunu ifade etti.
KKTC Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, detaylı bir sunum yaparak Kıbrıs Adası’nın tarihsel önemini vurguladı ve Kıbrıs Türklerinin Ada ile olan derin bağlarını aktardı.
Ada’nın tarih boyunca Osmanlı egemenliğinde kaldığını ve 1878 yılında İngiltere’ye kiralandığını hatırlatan Köprülü, daha sonra Ada’nın İngilizler tarafından ilhak edildiğini ve 1960 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğüyle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu belirtti.
İlgili haber: Aydınlı: GBYF KIBRIS bilişim ekosistemi açısından önemli
Köprülü, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963 yılında Rumların Türkleri devletten dışlama ve yok etme girişimleriyle sarsıldığını hatırlattı. Bu dönemde Kıbrıs Türklerinin ciddi saldırılara maruz kalmış, birçok vatandaşın yaşamını yitirmiş ve göç etmek zorunda kalmış olduğunu dile getirdi. 1974’te Türkiye’nin garantörlüğüyle gerçekleştirilen Barış Harekatı’nın bu yaşanan zulümlere son verdiğini belirtti.
Harekatın ardından bölgedeki barış ortamının sağlandığını ifade eden Köprülü, uzun yıllar boyunca federatif çözüm arayışlarının Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldığını kaydetti. 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında gerçekleştirilen görüşmelerin ise Güney Kıbrıs Rum tarafının tutumu sebebiyle çöktüğünü aktardı.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı yetkililerin yeni çözüm fikirleriyle ortaya çıkma çağrısını hatırlatan Köprülü, Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve uluslararası statü temelinde yeni bir anlaşma önerdiğini, Rum tarafının ise maksimalist ve vadesi dolmuş taleplerini sürdürdüğünü vurguladı.
Köprülü, “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi” sözleriyle Türk halkının dayanışma ve inancını dile getirdi. Resmi müzakerelerin şu an yürütülemediğini ve taraflar arasında ortak zeminin bulunmadığını belirten Köprülü, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin ada genelinde bir çözüm niyetinde olmadığını ifade etti.
Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının, KKTC’nin uluslararası alandaki haklarının ve ambargo uygulamalarının sona erdirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüreceğine vurgu yaptı. Kendilerine hep Türkiye’nin desteğine güvendiklerini ve hak ettikleri yerleri alacaklarına inanıyorlar.
2004’te yapılan ve çok sayıda Rum’un reddettiği Annan Planı referandumunu hatırlatan Köprülü, Kıbrıs sorununa barışçıl çözüm umudunun devam ettiğini sözlerine ekledi.
Toplantıya, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Daimi Temsilcisi Hakan Çakıl ve Cenevre’de yaşayan Türk toplumundan davetliler katıldı.
Üstel: Türkiye ile ilişkiler basit siyasi hesaplar değil