48,2203$%0,18
55,8755€%-0,49
65,3436£%-0,31
6.908,74%-3,01
44.968,00%-2,96
%
3737249฿%-2.81253
Okula yeni başlayan çocuklar için uyum süreci, aileler ve öğretmenler tarafından doğru destekle sağlandığında daha sağlıklı ilerler. Klinik Psikolog İpek Akbirgün, bu sürecin sadece çocukların değil, aynı zamanda okul iklimi, öğretmen tutumu ve genel okul kültürünün de etkileşim içinde olduğunu belirtti.
Akbirgün, ailelerin çocuklara güven ve destek aşılayan, kaygılarını küçümsemeyen bir iletişim kurmasının önemli olduğunu vurguladı. “Tatil bitti, çok çalışman gerekecek” gibi baskıcı ifadeler yerine, “Yeni bir dönem başlıyor, alışmak zaman alabilir” veya “İşte burada yardımcı olabilirim” gibi sözcükler tercih edilmelidir. Çocuklara karşı güven verici ve sakin bir dil, uyum sürecini kolaylaştırır.
Yatak saatleri, yemek düzenleri ve ekran kullanımında küçük adımlarla esneklik sağlanması, okul başlangıcını kolaylaştırır. Akbirgün, okul öncesi dönemde ani ve katı kurallara geçmek yerine, uyku ve uyanma saatlerini kademeli arttırmanın ve çocukların yaşına uygun ortamlar hazırlamanın daha faydalı olduğunu belirtti. Ayrıca, ekran sürelerini de yavaş yavaş azaltmak, çocukların yeni ortama daha olumlu adapte olmasına yardım eder.
İlgili haber: Nalbantoğlu Caddesinde yayayı ağır yaralayan sürücü 2 gün daha tutuklu kalacak
İlk kez okul giden çocuklarda görülebilecek kaygı ve uyum sorunlarının normal olduğunu anlatan Akbirgün, bu durumların genellikle ayrılık korkusu, ağlama, mide veya baş ağrısı gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterdiğini söyledi. Çocukların bu duyguları yaşarken, anne ve babaların onları anladığını ve güven verdiğini göstermesi gerekir. “Kaygı büyük bir sorun değil, önemli olan bununla başa çıkmayı öğrenmek” ifadeleri dikkat çekicidir.
Sabah vedalaşmalarının kısa, net ve içten olması, çocukların güven duygusunu pekiştirir. Uzun ve içeriye dönüp tekrar tekrar veda etme gibi davranışlar, çocuğun tehlike veya tehlike algısı geliştirmesine neden olabilir. “Seni öğretmenine bırakıyorum, burada güvendesin ve ben saat sonunda seni alacağım” gibi ifadeler daha uygun olur. Ayrıca, ebeveynlerin okuldan ayrılırken sakin ve tutarlı davranması, çocukların yeni duruma alışmasını kolaylaştırır.
İlk günlerde görülen isteksizlik, yoğun kaygı belirti veya sosyal geri çekilme durumu, bazen uzman değerlendirmesini gerektirir. Zorbalık ise çocukların yalnızlaşmasına, psikolojik ve sosyal yaşamlarının olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Akbirgün, zorbalık türlerinin fiziksel saldırılar kadar, alay etme, lakap takma, dışlama ve dijital zorbalık biçiminde de olabileceğine dikkat çekti. Ailelerin çocukları dikkatle dinlemesi ve açık uçlu sorularla, onları güvende hissettirecek iletişim kurması önemlidir.
İlgili haber: Meşeli: Uçuşlarda aksama yok… Hava trafiği normal seyrinde sürüyor
Her dikkat dağınıklığını ve odaklanma sorununu bir rahatsızlık olarak görmek doğru değildir. Çocukların uyku, kaygı, stres, yeni okul ortamına uyum, aşırı ekran kullanımı ve akademik beklentiler gibi faktörler dikkat sorunlarına yol açabilir. Akbirgün, gözlem ve öğretmen değerlendirmesinin önemini vurgulayarak, “Hemen ‘tembel’ veya ‘dikkatsiz’ demek yerine, durumu dikkatle izlemek ve gerekirse uzman yardımı almak en doğrusudur” dedi.
Çocukların sabah ve akşam rutinlerini hazırlamak, stres seviyesini azaltır. Erken saatlerde yapılan sakin ve net vedalaşma, çocuğun okula güvenle başlamasını sağlar. Ayrıca, okuldan çıkışta sevgi dolu ve rahatlatıcı ifadeler kullanmak, çocukların duygusal sağlığını destekler. Çocuklar, kendilerine güvendiğinde, hata yapma ve öğrenme süreçlerine daha açık olurlar.
Öğretmenlerin, ilk haftalarda sınıfın psikolojik güvenliğini sağlamaya, ilişkiler kurmaya ve davranışların arkasındaki duyguları anlamaya odaklanması gerekir. Öğrencilerin sessizlikleri, davranış değişiklikleri veya sosyal çekingenliği, aceleyle yanlış yargılanmadan, davranışın altında yatan nedenleri anlamaya yöneliktir. Öğretmenin sakin, tutarlı ve anlayışlı tutumu, çocukların kendilerini güvende hissetmesini sağlar.
En önemli hedef, çocuğun okulda güven duyduğu, kendini ifade edebildiği ve hata yapmaya izin verdiği bir ortam yaratmaktır. Güvenli, sevgi dolu ve destekleyici ilişkiler kurulduğunda, çocuklar öğrenmeye açık olur ve psikolojik gelişimleri sağlıklı biçimde ilerler. Bu bağlamda, ebeveynler ve öğretmenler arasında güçlü ve uyumlu iletişim büyük önem taşır.
Üstel: Yeni vizyonumuz hayatı kolaylaştıran projeler