43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622

Eski Başmüzakereci ve Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin günümüzün güvenlik koşullarına göre yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Pertev, 1960 anlaşmalarının imzalandığı dönemdeki çevresel ve teknolojik risk düzeyinin, bugünle kıyaslandığında farklılık gösterdiğini vurguladı ve bu değişimin hem hukuki hem de toplumsal boyutlarda tartışılmasını önerdi.
Pertev, bağımsızlık anlaşmalarının yapıldığı dönemde üslerin ancak dünya çapında bir savaş senaryosunda doğrudan hedef olabilecek askeri tesisler olarak değerlendirildiğini hatırlattı. O yıllarda tehdit algısının nispeten uzun vadeli ve düşük olasılıklı krizlere dayandığını söyledi. Buna karşın günümüzde füze teknolojileri ve insansız hava araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte tehditlerin hızla şekil değiştirdiğini ifade etti.
Pertev, 1960’ta oluşturulan statülerin o dönemin askeri ve stratejik gerçekliklerine göre tasarlandığını, bu çerçevede üslerin hedef olma olasılığının sınırlı tutulduğunu aktardı. Bu yaklaşımın, günümüzün anlık tırmanabilen bölgesel gerilimleriyle aynı şartları paylaşmadığını belirtti.
Günümüzde füze sistemleri ve insansız hava araçlarının operasyonel kabiliyetlerinin artması nedeniyle üslerin kısa süre içinde hedef alınabileceğini söyleyen Pertev, bu teknolojik değişimin bölgedeki risk haritasını değiştirdiğini ifade etti. Bu durumun, üslerin statüsüne ilişkin mevcut değerlendirmelerin gözden geçirilmesini gerektirdiğini belirtti.
Pertev aynı zamanda üslerin hukuki statüsüne değinerek, bu alanların egemenlik bakımından Birleşik Krallık toprağı olduğunu kabul etti. Ancak egemenlik hakkının, çevrede yaşayan halkın güvenliğini zayıflatacak şekilde kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Hem Kuzey Kıbrıs (KKTC) hem de Güney Kıbrıs bağlamında güvenlik kaygılarının öncelikli olduğunu belirtti.
Pertev, Güney Kıbrıs’taki kamuoyu araştırmalarında İsrail’e duyulan güvenin yükseldiğine dair verilerin bulunduğunu, bu eğilimin bölgesel politik tutumları etkileyebileceğini ifade etti. Kuzey Kıbrıs’ta ise sadece resmi sembollere dayanarak güvenlik sağlanamayacağı; pratik tedbirlerin ve ortak değerlendirmelerin gerekli olduğu görüşünü paylaştı. Her iki toplumda da “yapabilecek bir şey yok” yaklaşımının riskleri büyüteceğini ve sivillerin zarar görebileceğini kaydetti.
Sonuç olarak Pertev, Kıbrıs adasının büyük devletler arasındaki bir çatışma sahası olmaması; adanın sakinlerinin güven içinde yaşayabileceği bir ortam haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Değişen güvenlik koşullarının, Kıbrıslıların yerel ve bölgesel aktörlerle birlikte daha açık ve kapsamlı bir toplumsal tartışma yürütmesini zorunlu kıldığını belirtti.

Amcaoğlu: Akaryakıta 2.50 TL’lik zam yapma öngörüsü önümüzde

1
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nu Topladı
2
Alsancak’ta Üzücü Olay: Kaldırımda Yürürken Hayatını Kaybetti
3
Erhürman: Türkiye, Kıbrıslı Türkleri Dışlayan Tek Taraflı Girişimlere İzin Vermeyecek
4
Elazığ’da 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
5
Asgari Ücrette Değişiklik Yapılmadı: İtirazlar Komisyon Gündeminde Sonuçlandı
