43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde, uluslararası medya temsilcileri için düzenlenen Çevre ve İklim Medya Turları’nın ikincisi tamamlandı. Program, Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda organize edildi.
İstanbul’da gerçekleşen etkinlik kapsamında katılımcılar, İstanbul Kapalı Dikey Tarım Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret etti. Ayrıca, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Yeşil Kampüs Festivali’ne katılım sağlandı. Bu organizasyonlar, çevre ve iklim politikalarının yanı sıra, sürdürülebilir kalkınma vizyonuna ilişkin detayların paylaşıldığı platformlar oldu.
Proje Koordinatörü ve Ziraat Mühendisi Hakan Aşan, 2022 yılından beri dünyanın en derin ikinci dikey tarım merkezinde, yerin 30 metre altında, iklimden bağımsız olarak kesintisiz üretim gerçekleştirdiklerini belirtti. Aşan, dünya nüfusunun 2025’te 8,2 milyar, 2050’de ise 9,7 milyar seviyelerine ulaşacağını ve şehirlerde yaşayan insanların artışını göz önüne alarak, sürdürülebilir ve güvenilir gıda üretiminin acil ihtiyaç haline geldiğini dile getirdi.
İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadelede özellikle suyun dikkat çektiğine değinen Aşan, dünyadaki toplam tatlı suyun sadece yüzde 2,5’inin kullanıma uygun olduğunu ve büyük kısmına ulaşmanın zor olduğunu vurguladı. Bu nedenle, dikey tarım teknolojilerinin, suyun %99’a varan oranda geri dönüşüm imkânı sağlayarak, sınırlı kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını açıkladı.
Bitkilerin kontrollü ortam koşullarında, çok katmanlı sistemlerde yetiştirildiği dikey tarım, toprak ve iklim bağımlılığını azaltıyor ve ürün kalitesini artırıyor. İstanbul gibi yoğun şehirlerde, 30 metre derinlikte kurulmuş merkezde, ürünler tüketiciye daha yakın konumda yetiştirildiği için, uzun mesafeli taşımacılık ihtiyacını azaltarak karbon ayak izinin düşürülmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, bu sistemler suyu geri dönüştürerek kullanması sayesinde geleneksel tarıma göre önemli ölçüde tasarruf sağlıyor.
Aşan, dikey tarımın, yatay alana göre 100 ila 400 kat arası yüksek üretim kapasitesi sunduğuna dikkat çekti. Çok katmanlı, kontrollü ortamlar sayesinde yıl boyunca, sık hasat döngüleriyle, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla önemli verimlilik artışları elde ediliyor. Ayrıca, bu ortamlar zararlı böceklerden korunma imkanı sağladığı için pestisit kullanımı en aza indiriliyor ve gıdaların güvenliği artıyor.
LED ışık teknolojisiyle sağlanan fotosentez ortamı ve kapalı alanlar, bitkilere ihtiyaç duyduğu ışığı verirken, üretim alanlarında bulunan üç üretim ünitesi ve fide odası, bu teknolojinin etkinliğini gösteriyor. Bu sistemler, sürdürülebilir gıda üretimi ve ekolojik dengeyi gözeten tarım anlayışının geleceğinde önemli rol oynuyor.
Yabancı basın mensupları, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Yeşil Kampüs Festivali’ne katılarak, gençler arasında çevre bilincinin artırılmasına katkı sağladı. Sıfır atık, atık yönetimi ve geri dönüşüm gibi çevreci konularda çeşitli uygulamalı etkinliklerin yürütüldüğü festivalde, gelecek nesillere sürdürülebilir yaşam tarzları aşılanmaya çalışılıyor.
Hatay’da başlayan ve bölgedeki çalışmalarla zenginleşen ziyaretler, en sonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi. Bu medya turları, COP31 hazırlıkları kapsamında toplamda dört farklı gezi ile devam edecek olup, ülke ve küresel iklim politikalarının uluslararası dikkat çekmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
Engelliler Haftası etkinlikleri ‘Engelsiz İzler’ sergisiyle başladı