DOLAR

43,4990$% 0.19

EURO

51,6240% -0.9

STERLİN

59,6039£% -0.78

GRAM ALTIN

6.786,60%-9,85

TAM ALTIN

47.158,00%-7,26

BİST100

13.838,29%0,05

BİTCOİN

3414808฿%-5.35622

a
  • Gündem
  • Bayram, geleneksel ve kültürel bir festival olarak kutlandı
Güncellenme - Mayıs 27, 2026 11:04
Yayınlanma - Mayıs 27, 2026 11:04

Bayram, geleneksel ve kültürel bir festival olarak kutlandı

Kıbrıs Türk kültürüne ait eski bayram gelenekleri ve ritüelleri zamanla unutulmaya yüz tutmuş durumda. Uzun yıllara dayanan gelenekler arasında yer alan bayram kutlamaları, toplumun farklı kesimlerini kaynaştıran önemli etkinliklerdi ve her biri kendine özgü farklı anlamlar taşıyordu.

Paylaşım ve toplum dayanışması ön plandaydı

Prof. Dr. Şevket Öznur, geçmişte bayramların sadece dini birer kutlama değil, aynı zamanda birlik ve beraberliğin pekiştiği büyük kültürel etkinlikler olduğunu belirtiyor. Hazırlanan özel yemeklerin akrabalara, komşulara ve dostlara dağıtıldığı bu günlerde, sofralar paylaşım ve bereket duygusunun en güzel göstergesiydi. Bu gelenekler, toplumsal dayanışmanın ve aidiyet duygusunun güçlenmesine vesile oluyordu.

Bayram kıyafetleri ve geleneksel uygulamalar

Çocuklara bayram öncesinde alınan yeni kıyafetler ve ayakkabılar, tüm yıl boyunca kullanılırdı. Bayram sabahında çocuklar yatarken yeni kıyafetlerini görebilecekleri yerlere asardı. Arife günlerinde kadın ve çocuklar ellerine kına yakar, mezarlık ziyaretleri ise önemli bir gelenek olarak yaşatılırdı. Eski zamanlarda bayram namazları, kortejler halinde camiye gidilir ve bu törenler büyük bir coşku ile kutlanırdı.

Ramazan ayına ve oruca verilen büyük saygı

Öznur, Ramazan ayının manevi atmosferinin çok farklı olduğunu, toplumun oruca büyük saygı gösterdiğini vurguluyor. Oruç tutmayanların bile yemek ve içmekten kaçındığı bu dönemde, polislerin hatta aleni şekilde oruç tutmayanları gözaltına aldığı zamanlar yaşanıyordu. Aileler, Ramazan öncesinde bir aylık erzak hazırlığı yaparken, ihtiyaç sahiplerine yardım ve dayanışma örnekleri görülürdü.

İftar ve sahura uygun gelenekler

İftar saatleri, Girne Kapısı’ndan atılan top atışlarıyla duyurulurdu. Eski dönemlerde, oruç kırma vakti yakınlarındaki surlardan coşkulu bir şekilde iftar topu atılırdı. Günümüzde ise bu uygulama farklı bölgelere kaymış olsa da, eski geleneğin izleri devam ediyor. Eski zamanların iftar sofraları, sadece yemek değil, paylaşım ve dayanışmanın simgesi oluyordu. Şehriyeli pilav, zerdeli pilav ile meşhurdu ve özellikle Ramazan sabahları sofraların vazgeçilmeziydi. Çocuklar için en sevileni ise şehriyeli pilav ve çörekti. Ayrıca, çörek ve çörekçilerin sokaklar boyunca dağıtıldığı dönemler, bayramların yaşam enerjisi taşıyan etkinlikleriydi.

Geleneksel yemekler ve bayram eğlenceleri

Eski bayram sofralarında, özellikle zerdeli pilav, kebaplar ve çörek gibi lezzetler yer alıyordu. Kebapların farklı çeşitleri, şiş ve fırın kebabı özellikle büyük şölenlerde bulunurdu. Hırsız kebabı, toprağa gömülü büyük kazanlarda yavaş yavaş pişirilerek servis edilirdi ve koku almak için bazı aileler bu yöntemi tercih ederdi. Bayramlar boyunca kurulan bayram yerleri ve köy meydanlarındaki eğlenceler de kültürel zenginliğin simgesi olarak öne çıkar. Kutsal mekan ziyaretleri ve hac yolculukları ise bayramların ruhu ve maneviyatını güçlü kılan uygulamalardandı.

Kültürel miras ve yaşatılması gereken gelenekler

Prof. Dr. Öznur, eski bayram sofralarının ve geleneklerin yalnızca yemek kültürünü yansıtmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve kültürel hafızanın önemli taşıyıcıları olduğunu belirtiyor. Günümüzde genç nesillerin bu gelenekleri yaşatmakta zorluk çektiğine işaret eden Öznur, bu zengin mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguluyor. Geleneksel kıyafetler, kutlama törenleri ve sofralarda yer alan yemekler, Kıbrıs Türk kültürünün unutulmaz değerleri arasında yer alıyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kurban Bayramı İçin Çevre İzinleri Geçerli Olacak

HIZLI YORUM YAP

Site Haritası