46,7019$% 0.07
53,4076€% 0.51
62,4502£% 0.72
6.110,37%1,03
40.116,00%0,88
14.470,12%0,83
2850041฿%4.0316
Cenevre görüşmelerinde Kıbrıs Türk heyeti yapıcı bir tutum ortaya koydu
Toplam 430 milyon TL tutarında kaynak aktarıldı
Başbakan Ersan Saner, Cenevre’deki Kıbrıs Türk heyetinin yapıcı davrandığını belirterek Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a teşekkür etti.
İlgili haber: Öztürkler: Gençler, bizim için ilham kaynağı oldu
Saner, dün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile bir araya geldiğini, bugünden itibaren 330 milyon liranın savunma için, 100 milyon liranın ise cari bütçeye destek olmak üzere toplam 430 milyon TL’nin aktarılmasının sağlandığını açıkladı.
Başbakan Saner bugün yurda döndü; Ercan Havalimanı’nda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, GKK Yardımcısı Tuğgeneral İbrahim Dağman, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Amcaoğlu ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.
Ercan’da düzenlenen basın toplantısında Saner, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte katıldıkları 5+1 oturumlarının ardından heyetlerle ve siyasi parti liderleriyle ülkeye döndüklerini söyledi.
İlgili haber: Dörtyol Köy Meydanı Projesi Hayata Geçiyor
Cenevre sürecinde Kıbrıs Türk tarafının yapıcı duruş sergilediğini vurguladı
Saner, Cenevre’de bulundukları süre boyunca müzakerelerin yeniden başlaması için Kıbrıs Türk tarafının yapıcı bir yaklaşım içinde olduğunu, Cumhurbaşkanı Tatar’ın ana oturumda Kıbrıs sorununa gelinen noktayı açıkça anlattığını ifade etti.
Saner, Cumhurbaşkanı Tatar’ın federasyon modelinin neden çözüme ulaşamayacağını ortaya koyduğunu ve sürecin farklı ilerlemesi için kendi önerilerini muhataplarına aktardığını belirtti.
Bunun yalnızca statükoyu güçlendirdiği kaydedildi
Saner, Cumhurbaşkanı Tatar’ın Cenevre’de aynı yöntemlerle sonuca ulaşılamayacağını muhataplarına net bir şekilde ilettiğini, sorunun böylece çözümsüz kalmasının statükoyu güçlendirdiğini ve bunun adada giderek belirginleştiğini söyledi.
Saner, Kıbrıs Türk halkının 1960’taki kuruluş döneminde de en az Kıbrıslı Rumlar kadar egemen olduğunu ve bu haklardan asla vazgeçmeyeceklerini Cenevre’de ortaya koyduklarını ifade etti.
Saner, Cenevre’de ayrıca BM’nin Kıbrıs konusunda artık son bir hamle yapmak istediğinin vurgulandığını ve taraflardan bu çerçevede tutum beklendiğinin dile getirildiğini söyledi.
Kıbrıs meselesinin 1964’ten bu yana çözülememesinin temel sorumluluğunun Kıbrıs Rum tarafında olduğunu; Cuellar belgesi, Gali önerileri, Annan Planı ve en son Sayın Guterres’in çalışmaları dahil bu girişimlerin reddedilmesinde Rum tarafının rol oynadığını bir kez daha vurguladıklarını aktardı.
Crans Montana’da süreç tıkandığında ve sorumluluğun Rumların üzerine yıkıldığında Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun net bir duruş sergilediğine dikkat çeken Saner, bunun özünde ‘masa kurulana dek tüm şartlar üzerinde anlaşılırsa görüşmelere geçilecek’ anlayışının bulunduğunu söyledi.
Saner, Türk tarafının müzakere için ortak bir zemin olup olmadığını yoklamak amacıyla Genel Sekreter’e çağrı yaptığını ve bu nedenle gayriresmi 5+1 toplantısının gerçekleştirildiğini belirtti.
Genel Sekreter’in Crans Montana’da ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ demesinin ardından Kıbrıs Türk tarafının görüşmelerin egemen ve eşit iki devlet temelinde sürmesi gerektiğini ortaya koyduğunu; buna karşın Kıbrıs Rum tarafının herhangi bir alternatif öneri sunmadığını, aksine 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti temelinde Kıbrıslı Türklere geri götürücü hamleler yapıldığını ve Kıbrıs Türk tarafının böyle bir yaklaşıma asla rıza göstermeyeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Tatar yeni bir yaklaşım sundu
Saner, Cenevre’de Kıbrıs Türk halkının egemen ve eşit iki devlet anlayışından taviz vermeyen kararlı duruşu nedeniyle Cumhurbaşkanı Tatar’a teşekkür ederek bunun Genel Sekreter’in 2017’deki ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ ifadesine yeni bir yorum getirdiğini söyledi.
Başbakan Saner, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na da Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının korunması yönündeki destekleri için teşekkür etti.
Saner, Rum liderin bildik tezlerini sürdürebileceğini, BM Genel Sekreteri’nin üç ay içinde yeniden ortak zemin arayacağını ancak kendilerinin iki egemen eşit devlet anlayışından ödün vermeden yapıcı bir tutumla süreci takip edeceklerini belirtti.
Hükümet olarak görevlerinin başında olduklarını vurgulayan Saner, geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile imzalanan ekonomik iş birliği protokolüne işaret ederek kaynak aktarımıyla ilgili dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüştüğünü söyledi.
430 milyon TL tutarında kaynak sağlandı
Saner, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a teşekkür ederek, bugünden itibaren 330 milyon liranın savunma, 100 milyon liranın ise cari bütçeye katkı olmak üzere toplam 430 milyon TL’nin aktarıldığını bildirdi.
Mayıs ayında ülkenin yeniden şantiye alanına döneceğini söyleyen Saner, Türkiye ile imzalanan protokol kapsamında altyapı yatırımları başta olmak üzere ekonomiye katkı sağlayacak projeler ile tarım ve özel sektöre yönelik desteklerle ekonomiyi güçlendireceklerini aktardı.
‘Yolumuza devam edeceğiz’ diyen Saner, Kıbrıs Türk halkının refahının kendileri için öncelikli olduğunu, ülkenin kalkınması için çalışmalarını sürdüreceklerini ve halkın yakında bu gayretlerin somut yansımalarını göreceğine inandığını belirtti.
Saner, Kıbrıs sorunu sürecinde ne olursa olsun tüm kurumları ve demokrasisiyle övünülecek bir KKTC idealiyle hareket etmeye kararlı olduklarını ifade etti.
Tufan Erhürman Lefkoşa Atatürk Anıtı’ndaki Anma Törenine Katıldı