43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622
Selçuk Bayraktar, yüksek teknolojiyi dost ve kardeş halklarla paylaşarak güçlü bir Teknolojik Dayanışma Birliği kurmamız gerektiğine vurgu yaptı. Dünya şartlarında tekellere bağlı olmadan, yerli ve milli teknolojilerle ilerlemeyi hedefliyoruz.
İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma ve havacılık odaklı sanayi kümesi SAHA İstanbul iş birliğiyle gerçekleşiyor.
Selçuk Bayraktar, vizyon konuşmasında Türk destanlarından bir hikayeye değinerek, Oğuz beylerinden Aruz Koca’nın peri kızıyla tanışıp, Tepegöz adlı devasa yaratığa dönüşen canavarla mücadelesine anlatı yaptı. Bu öykü, insanların birlik ve stratejiyle büyük tehditleri aşabileceğine işaret ediyor.
Bayraktar, “Oğuz Eli’ne musallat olan Tepegöz’ün halkı zor durumda bırakan hikayesi, bugünün teknolojik ve ahlaki yol ayırtımında bize rehber olmalı. Asıl amaç, insani değerler ve insanlık onuru ile ilerlemek olmalı” ifadelerini kullandı.
İnsan yaşamını tehdit eden en büyük tehlikenin küresel tahakküm ve veri merkezlerindeki kontrol olduğunu belirten Bayraktar, özellikle sosyal medya ve yapay zekaların, dopamin bağımlılığı ve zararlı içeriklerle bireyleri esir aldığını vurguladı. İnsanlık, makineleşmenin ötesinde, ruh ve hamiyet değerlerini koruyarak ilerlemeli.
Teknolojinin insanı taklit ettiği değil, ruh ve duygularla bir bütün olmasının altını çizen Bayraktar, “İnsan ve makine arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Ruhsuz makineler, acı ve sevgi gibi duyguları taşımaz. Bu durum, insanların anlamını yitirmesine neden oluyor. Medeniyetimizin temelinde gönül ve merhamet yatar” diye ekledi.
Selçuk Bayraktar, teknolojinin insana hizmet eden, adil ve eşitlikçi bir dünya inşa edilmesi gerektiğine işaret etti. Gelişmiş cihazlar ve kişisel iradeye müdahale eden sistemlerin, insanların özgürlüğünü ve mahremiyetini tehdit ettiğine dikkat çekti. Özellikle akıllı telefonlar ve iletişim araçlarının, insanların kontrolü dışında kullanılabilecek silah haline dönüşebileceğinin mesajını verdi.
Yapay zekanın ve teknolojilerin, küresel tekellere bağımlı olmadan, yerli ve milli ekosistemler üzerinden gelişmesi gerektiğine vurgu yaptı. Kendi sistemlerimizi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir sistemlerle kurarak, dijital bağımsızlığımızı kazanmanın önemini anlattı. Ayrıca, verilerin, sağlık ve eğitim gibi alanlarda yerel kurumlardaki güvenli ortamlarda saklanması gerektiğine işaret etti.
Bayraktar, küresel devlerin merkezci bulut altyapılarına karşı, doğrudan cihaz üzerinde çalışan uç bilişim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gücümüzü birleştirerek, örümcek ağı benzeri kontrolü kırabileceğimizi belirtti ve bu vizyonu ileriye taşımak için genç nesillerin önemine vurgu yaptı.
GELECEK neslin, TEKNOFEST gibi projelerle kendi potansiyelini ortaya koyduğunu ve bu kuşağın, bağımsızlık ve özgürlük yolunda dirençli durduğunu belirtti. Eğitim ve inovasyonun, milli kalkınmada en büyük güç olduğunu vurguladı.
Bayraktar, konuşmasının sonunda, 8 yıl önce hayata geçirilen TEKNOFEST’ler sayesinde, Anadolu’nun dört bir yanında gelişen genç neslin, milletimizin gururu olduğunu belirtti. Sözlerini, “Hakikat, iradede ve birliktedir” diyerek tamamladı.
Günün anısına Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Gorgun tarafından Bayraktar TB2 ve KIZILELMA’nın küçük maketleri takdim edildi. Ayrıca, protokol üyeleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çekildi ve etkinlik sonlandırıldı.
Sağlık Bakanlığı: Türkiye’de Hantavirüs İçin Onaylanmış Vaka Bulunmuyor