43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622

Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, KIBRIS TV’de katıldığı programda Güney Kıbrıs silahlanması ve bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi. Işıksal, bölgedeki güç mücadeleleri, büyük güçlerin stratejileri ile enerji ve askeri işbirliklerinin Ada’daki güvenlik dengesi üzerindeki sonuçlarını ele aldı.
Işıksal, Güney Kıbrıs’ta son yıllarda artan askeri anlaşmaların ve üs/unsur yoğunlaşmasının Kıbrıs Adası’nda istikrarı etkileyebileceğini belirtti. İngiltere’nin adadaki üslerinin ve Doğu Akdeniz’deki askeri varlığın, bölgesel krizler sırasında hedef alınma olasılığını artırdığına dikkat çekti. Bu gelişmelerin KKTC için doğrudan güvenlik kaygıları yaratabileceğini ifade eden Işıksal, yerel aktörlerin bu ihtimalleri daha fazla tartışması gerektiğini söyledi.
Programa göre, Güney Kıbrıs ile çeşitli ülkeler arasındaki savunma işbirlikleri ve silah alımları, Ada çevresinde askeri kapasitenin yükselmesine yol açıyor. Işıksal, bu tür anlaşmaların yalnızca iki taraflı değil, bölgesel dengeyi etkileyen çok taraflı sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Işıksal, İngiliz üslerinin stratejik önemi kadar olası risklerine de işaret etti; kriz anlarında bu tesislerin operasyonel hedef haline gelebileceğini ve bunun KKTC sınırlarında güvenlik kaygılarını artırabileceğini kaydetti. Bu nedenle, olası tehdit senaryolarının değerlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Konuşmasında Işıksal, KKTC’deki bazı çevrelerin bölgedeki gelişmeleri gerektiği kadar tartışmadığını söyledi. Türkiye’nin sağladığı güvenlik şemsiyesinin önemine vurgu yaparken, mevcut uluslararası ortamda hiçbir yerin tam güvence altında olmadığına dikkat çekti.
Işıksal, Ortadoğu’daki müdahalelerin tarihsel örneklerine atıfta bulunarak bugünkü uygulamaların kökensel benzerlikler taşıdığını belirtti. 1950’lerdeki siyasi müdahaleler ve Süveyş krizi gibi olaylar hatırlatılarak, dış müdahalelerin yöntemleri arasında süreklilik olduğunu dile getirdi. ABD’nin bölge politikalarını değerlendirirken enerji çıkarlarının ve küresel şirketlerin rolüne vurgu yaptı; Işıksal’a göre Amerikan halkının doğrudan Ortadoğu petrolüne bağımlılığı azalmış olsa da şirketlerin ekonomik çıkarları bölge politikalarını şekillendiriyor.
Ayrıca Işıksal, nükleer kapasite ve çifte standart tartışmalarına değindi; İsrail’in bölgedeki nükleer statüsü gibi konuların uluslararası söylemlerde farklı biçimlerde ele alındığını söyledi. Çin’in krizlerde esnek pozisyon alma eğiliminde olduğunu ve görünür olmadan çıkar temelli stratejiler izlediğini belirten Işıksal, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle hareket alanının daraldığını da sözlerine ekledi.
Birleşmiş Milletler sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Işıksal, Güvenlik Konseyi veto mekanizmasının eşitlik iddiasını sınırladığını, bunun yerine gücün uluslararası hukuku belirlediğini ileri sürdü. Bu çerçevede, güncel dış politika araçlarının bazen zorlayıcı yöntemlere dayandığına dikkat çekti.
Programa ilişkin değerlendirmeler, Kıbrıs yerel dinamikleri bağlamında KKTC’nin güvenlik perspektiflerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Işıksal’ın aktardığı görüşler, Ada özelinde askeri gelişmelerin yakın takibinin önemini vurguluyor.

CTP heyeti, Gönyeli–Alayköy Belediyesi Atölyesi çalışanlarını ziyaret etti

1
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nu Topladı
2
Alsancak’ta Üzücü Olay: Kaldırımda Yürürken Hayatını Kaybetti
3
Erhürman: Türkiye, Kıbrıslı Türkleri Dışlayan Tek Taraflı Girişimlere İzin Vermeyecek
4
Elazığ’da 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
5
Asgari Ücrette Değişiklik Yapılmadı: İtirazlar Komisyon Gündeminde Sonuçlandı
