43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622
Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü uzmanlarından Prof. Dr. Ünal Sabancı, obezitenin özellikle insülin direnciyle başlayan ve zamanla diyabet ile kardiyovasküler hastalıkları tetikleyen kompleks bir hastalık olduğunu belirtti. Obezitenin, büyüyen sağlık sorunları ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğine vurgu yaptı.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, obezite, Avrupa genelinde hızla yaygınlaşan ve yetişkin nüfusunun önemli bir bölümünü etkileyen kronik bir hastalık haline geldi. Prof. Sabancı, özellikle Avrupa’da genç yaşlarda da klinik belirtilerin ortaya çıkmaya başladığını dile getirdi.
Günümüzde sedanter yaşam biçiminin yaygınlaşması, beslenme alışkanlıklarındaki değişim ve artan stres faktörleri, obezitenin prevalansını ciddi ölçüde artırdı. Bu eğilim, sağlık sistemleri üzerinde büyük bir yük oluşturarak, ek sağlık sorunlarının da artmasına neden oluyor.
Obezitenin uzun yıllar boyunca diyet, egzersiz ve medikal tedavi ile yönetilmeye çalışıldığını sözlerine ekleyen Sabancı, bazı durumlarda bu yaklaşımların yetersiz kaldığını ve hastalığın ilerleyerek tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve karaciğer yağlanması gibi ek sorunlara yol açtığını belirtti.
Prof. Sabancı, obezitenin yalnızca estetik değil, yaşam ömrünü kısaltan ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunu vurguladı. Özellikle bel çevresindeki artış ve visseral yağlanmanın metabolik sendrom gelişiminde belirleyici olduğunu dile getiren uzman, bu durumun kalp hastalıkları, inme ve kalp krizi riskini artırdığını söyledi.
Obezitenin cerrahi tedavi gerekmediği durumların olduğu, yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme düzeninin tekrar yapılandırılması ve fiziksel aktivitenin artırılmasının temel yaklaşımlar olduğunu belirten Sabancı, cerrahi müdahalenin yalnızca belirli kilo ve sağlık koşullarında düşünüldüğünü ifade etti. Ayrıca, cerrahi sonrası beslenme, takip ve psikolojik destekle uzun vadeli başarı sağlanabildiğine dikkat çekti.
Obezitenin ilerleyen aşamalarında, organ tutulumu ve çoklu sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Sabancı, özellikle çocuk ve ergenlerde başlamış obezitenin daha erken yaşlarda ciddi klinik tablolar ortaya koyabildiğine işaret etti. Erken müdahale edilmediğinde, erişkinlikte daha ağır sorunlar gelişebiliyor.
Prof. Sabancı, obezite tedavisinde endokrinoloji, diyetetik, psikiyatri ve genel cerrahinin ortak çalışmasının önemine vurgu yaptı. Cerrahi kararların, hastanın metabolik durumu ve geçmiş tedavilere yanıtına göre verildiğini anlatan Sabancı, cerrahi müdahalenin yaşam kalitesini artıran ve hastalıkların kontrolünde etkili bir seçenek olabildiğini söyledi.
Cerrahi sonrasında, kilo kaybının kalıcı olması ve metabolik sorunların tekrar ortaya çıkmaması için düzenli takiplerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin devam etmesi gerektiğinin altını çizen Sabancı, obezitenin karmaşık ve çok yönlü bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Erken teşhis ve doğru tedavi planlarıyla hastalığın ilerlemesi önlenebilir ve hastaların yaşam kalitesi artırılabilir.
İstanbul’da Suç Örgütüne Operasyon: 16 Gözaltı