45,9013$% -0.03
53,4898€% 0.19
61,7201£% 0.12
6.647,93%1,07
44.055,00%1,09
13.662,75%-1,64
3367805฿%-2.02492
Bağımlılık, sadece madde kullanımıyla sınırlı olmayan, aynı zamanda insanların ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamlarını derinden etkileyen küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu maddelere bağımlı olduğu tahmin ediliyor.
Son on yılda bağımlılık oranlarında kayda değer bir artış yaşanırken, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışlarının sadece biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal faktörlerle de yakından ilişkili olduğu ortaya konuyor. Uzmanlar, bu duruma bütünsel bir yaklaşımla müdahale edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Türkiye’de de bağımlılıkla ilgili durumu gözler önüne seren veriler bulunuyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin raporlarına göre, bağımlılık nedeniyle tedaviye başvuran kişilerin sayısı her yıl artıyor. Ayrıca, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımıyla ilişkili ruh sağlığı sorunları, daha genç yaşlarda kendini göstermeye başladı.
İlgili haber: Maltepe Tüneli Su Baskınına Uğradı, Araçlar Zorluk Yaşıyor
Uzmanlar, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel temizliğin yeterli olmadığını belirtiyor. Bireylerin duygularını ifade edebilmesi, travmalarını işleyebilmesi ve kendileriyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin temel taşları arasında yer alıyor. Bu noktada sanat terapisi, önemli ve etkili bir destekleyici yöntem olarak öne çıkıyor.
Klinik Psikolog Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin sadece madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve başa çıkma güçlükleriyle ilişkili olduğunu vurguluyor. Sanat terapisinin, sözel iletişimde güçlük yaşayan bireyler için önemli bir alan sunduğunu belirten Selvi, “Sanat terapisi, bireylerin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlar. Bu sayede, sözel olarak ulaşılması zor alanlara temas edilebilir. Ayrıca, geçmiş deneyimleri ve ihtiyaçları fark etmelerine yardımcı olur, kendilik farkındalığını artırır. Bu süreç, kişilerin kendileriyle kurduğu ilişkiyi kuvvetlendirirken değişim motivasyonunu da destekler” diye konuştu.
Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası ilişkileri güçlendirdiğine değinerek, “Benzer deneyimleri paylaşan bireyler, yalnız olmadıklarını fark eder. Bu paylaşım ortamı, empatiyi ve sosyal destek duygusunu artırır. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri, bireylere ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan sunmasıdır. Bu sayede, estetik kaygılar veya doğru-yanlış değerlendirmeleri olmadan, özgürce kendini ifade edebilirler” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
İlgili haber: Bayram Dönüşü TEM Otoyolu Kocaeli Geçişinde Yoğunluk
İstanbul’da sahte para suçunda 2 kişi gözaltına alındı