43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
47.158,00%-7,26
13.838,29%0,05
3414808฿%-5.35622

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TRT Haber’e yaptığı açıklamada, Kıbrıs adasındaki güvenlik durumunun değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini paylaştı. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk topluluğunun kendisini güvende hissetmesinin temel nedeninin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) adadaki varlığı ve caydırıcı gücü olduğunu belirtti.
Bakan Ertuğruloğlu, TSK’nın 1974’ten beri adada sağladığı askeri varlığın, KKTC’de istikrar, huzur ve güven ortamına katkı sunduğunu ifade etti. Açıklamada, Kıbrıs Türklerinin herhangi bir ülkenin doğrudan askeri hedefi olmadığını; bunun arkasındaki gerekçenin TSK’nın adadaki caydırıcı kapasitesi olduğu vurgulandı.
Ertuğruloğlu, adada zaman zaman yaşanan risklere rağmen Kıbrıs Türkleri arasında yaygın bir güven hissi bulunduğunu belirterek, bu durumun TSK’nın sahadaki varlığıyla ilişkili olduğuna dikkat çekti. Ayrıca yanlışlıkla hedef şaşırması sonucu bir füzenin KKTC’ye gelebileceğini, bunun geçmişte de yaşandığını anımsattı ve olasılıkların tamamen yok sayılamayacağını söyledi.
Bakan, Rum yönetiminin silahlanma eğilimini Türkiye’ye yönelik tutumlarıyla ilişkilendirerek, Lefkoşa’nın bazı dış aktörlerle savunma ve güvenlik işbirlikleri kurduğunu kaydetti. Ertuğruloğlu, bu politikanın adanın genel güvenlik ortamı üzerinde risk oluşturduğunu; Güney Kıbrıs’ın desteğe başvurduğu dış güçlerin adayı hedef haline getirebileceğini dile getirdi.
Ertuğruloğlu, ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim kaynaklı gelişmelerin bölgedeki askeri hareketliliği artırdığını, ancak Güney Kıbrıs’a kısa süreli destek için gelen güçlerin kalıcı olacağını düşünmediğini belirtti. Buna karşın, Rum tarafının TSK’nın adadan çekilmesini talep eden kararlarının, Kıbrıs Türk toplumunun güvenlik algısı açısından önemli bir endişe kaynağı olduğunu söyledi.
Bakan Ertuğruloğlu, yaşanan gelişmelerin egemen eşit iki devlet yaklaşımının önemini yeniden gündeme getirdiğini belirtti. İngiltere’ye ait Egemen Üs Bölgeleri’nin statüsüne işaret ederek, güneydeki yönetimin bu alanların kullanımına ilişkin İngiltere’ye doğrudan müdahale hakkı bulunmadığını aktardı.
Açıklamada, egemenlik ve siyasi eşitlik arasındaki ayrım üzerinde duruldu; Ertuğruloğlu, egemen eşitlik sağlanmadan siyasi eşitliğin anlamlı olmayacağını ve bu nedenle iki devletli çözüm politikasının vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Ayrıca Rum tarafının bazı ulusal kararlarının TSK’nın çekilmesini hedeflediğini ve bunun Kıbrıs Türk toplumu için güvenlik riski doğurabileceğini vurguladı.
Sonuç olarak, Dışişleri Bakanı’nın değerlendirmesi KKTC bağlamında güvenliğin büyük ölçüde TSK’nın caydırıcı kapasitesine bağlı olduğunu, adadaki silahlanma eğilimleri ve dış aktörlerin müdahalelerinin ise bölgesel riski artırdığını ortaya koyuyor. Bakanlığın paylaştığı bilgiler Ertuğruloğlu’nun açıklamalarına dayanmaktadır.

Yılmaz: Fiber altyapı ile tek amacımız KKTC’yi bilişim merkezi yapmak

1
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nu Topladı
2
Alsancak’ta Üzücü Olay: Kaldırımda Yürürken Hayatını Kaybetti
3
Erhürman: Türkiye, Kıbrıslı Türkleri Dışlayan Tek Taraflı Girişimlere İzin Vermeyecek
4
Elazığ’da 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
5
Asgari Ücrette Değişiklik Yapılmadı: İtirazlar Komisyon Gündeminde Sonuçlandı
