45,9013$% -0.03
53,4898€% 0.19
61,7201£% 0.12
6.647,93%1,07
44.055,00%1,09
13.662,75%-1,64
3367805฿%-2.02492
30 Mayıs 2026 Cumartesi
Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in adada “fırsat penceresi” bulunduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Bakanlık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitlik ve uluslararası alandaki eşit statü temelindeki duruşunun değişmediğini vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Hristodulidis’in medyada yer alan sözlerinin gerçeklerle bağdaşmadığı ve uluslararası kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yönelik anlamsız bir algı operasyonu olduğu belirtildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin duruşunun net ve sarsılmaz olduğu vurgulanarak, Rum tarafının adada tek hakimiyet iddiasını sürdüren ve Kıbrıs Türk halkını eşit ortak görmeyen eski zihniyetini koruduğu ifade edildi.
İletişimlerde, yarım yüzyılı aşkın süredir denen ve Rum tarafının uzlaşmaz tutumu, maksimum talepler ve Kıbrıs Türk halkının temel haklarını görmezden gelen yaklaşımların, çözüm arayışlarına engel olduğu hatırlatıldı. Aynı yöntemlerin yeni sonuçlar getirmediği ve zaman kaybı olduğu ifade edildi. BM Genel Sekreteri’nin taraflara yeni fikirler sunması çağrısına uygun olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, olası bir anlaşmanın ancak egemen eşitlik ve uluslararası statü kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tescillenmesi halinde yeni bir çözüm sürecinin başlayabileceği vurgulandı. Tarafların, iki bağımsız ve egemen devletin varlığını kabullenmeleri halinde anlaşmanın sağlanabileceği kaydedildi. BM Genel Sekreteri’nin süreyle ilgili oluşturduğu baskı ve takvimli yaklaşımların, Kıbrıs Türk tarafı için anlamsız olduğu belirtildi. Müzakere zemini bulunmadığı ve Rum tarafının, uluslararası camiayı yanıltmaya çalıştığı dile getirildi.
Adadaki gerçek durumlar göz önünde bulundurulduğunda, Kıbrıs Türk halkına yönelik uygulanan haksız ve hukuksuz izolasyonun sona erdirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Uluslararası toplumun, bu konudaki gecikmiş adımları hızla atması, adil ve sürdürülebilir bir çözümün önünü açması gerektiği vurgulandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye’nin tam desteğiyle, bölgede adil ve kalıcı bir güvenlik ortamı tesis etmeye kararlı olduğunu belirtti.