43,1447$% 0.07
50,3636€% 0.06
58,1722£% 0.14
6.352,51%-0,22
12.287,07%0,26
3968505฿%0.25458
12 Ocak 2026 Pazartesi
Sakarya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve aşırı avlanma nedeniyle hamsi sürülerinin rotasını Gürcistan’a çevirmesi, balık tezgahlarında dengeleri değiştirdi. Hamsinin azalmasıyla birlikte oluşan boşluğu, son günlerdeki bolluğuyla dikkat çeken istavrit doldurdu. Kilosu kalitesine göre 100 ile 150 lira arasında değişen ve “Körfez’in hamsisi”nin yerini alan istavrit, uygun fiyatı ve lezzetiyle vatandaşın yoğun ilgisini görüyor.İSTAVRİTİN KİLOSU 100 TL’YE KADAR GERİLEDİTazeliği ve uygun fiyatı ile vatandaştan ilgi gören istavritin, hamsinin yokluğunu kapattığını ve tezgahları doldurduğunu belirten Balıkçı Ramazan İbiş, “Vatandaş şu an istavriti bol miktarda tercih ediyor. Onun yanında hamsi yine satılıyor, kültür balıkları var çupra, levrek, somon gibi. Bunlar devam ediyor. Norveç’ten uskumru geliyor. Tezgahlarda balık boşluğu yok. Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı. İstavrit şu an geçen seneden daha uygun. Geçen senede istavrit 150-200 liralardaydı. Bu sene bol olduğu için 200 liradan başlayıp 100 liraya kadar geriledi. Biz elimizden geldiği kadar fiyatları uygun tutmaya çalışıyoruz. Kültür balıklarının 500 lira gibi bir fiyatı var. Vatandaşa biraz yükseğe kaçıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halkta faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor” şeklinde konuştu.”BOLLUĞU BÜTÜN AÇIĞI KAPATIYOR”Hamsinin yokluğunun bu seneye özel bir durum olmadığını, iklim şartlarına bağlı olarak dönem dönem yaşandığını belirten İbiş, “Her sene olan bir şey bu. İklim şartları iyi gitmediği zaman hamsi bu kadar çıkıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halk da faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’dan Küba’ya “petrol ya da para gitmeyeceğini” belirterek, Havana yönetimine “geç olmadan anlaşma yapmaları” çağrısında bulundu.Veneuzuela’ya saldırarak Devlet Başkanı Niacolas Maduro’yu kaçıran ABD’nin Başkanı Donald Trump, bölge ülkelerine yönelik tehditlerine devam ediyor. “VENEZEULA’DAN GELEN PETROL YAŞIYORLAR”Trump daha öncede tehditlerde bulunduğu Küba’ya yönelik yeni açıklamalarda bulundu. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Küba’nın, yıllardır Venezuela’dan gelen “büyük miktarda petrol ve parayla yaşadığını” öne sürdü.”KARŞILIĞINDA GÜVENLİK HİZMETİ VERİYOR”Küba’nın, aldıklarının karşılığında Venezuela’ya “güvenlik hizmeti” sunduğunu ancak artık bunun durdurulduğunu savunan Trump, “O Kübalıların çoğu geçen haftaki ABD saldırısında öldü.” ifadesini kullandı.AÇIK AÇIK TEHDİT ETTİTrump, Venezuelalıların, “onları esir tuttuğunu” iddia ettiği Kübalıların korumasına artık ihtiyacı olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Venezuela artık dünyanın açık ara en güçlü ordusu olan ABD’nin korumasına sahip. Onları koruyacağız. Artık Küba’ya hiç petrol ya da para gitmeyecek. Onlara (Küba’ya) çok geç olmadan anlaşma yapmalarını şiddetle öneriyorum.””ABD İRAN’A SALDIRACAK” İDDİASI Öte yandan İran’da protestolar 14. günde devam ederken, gündeme düşen bir iddia büyük ses getirdi. İran International’da yer alan habere göre, Ortadoğu’ya büyük miktarda askeri teçhizat sevk eden ABD, önümüzdeki günlerde İran’ı hedef alacak. Sevkiyatların önümüzdeki günlerde de devam etmesi beklenirken İsrail’in yalnızca İran’ın ABD’ye saldırması durumunda operasyona dahil olacağı ifade ediliyor.Açıklamada, İsrail’in ancak ABD’nin harekete geçmesinden sonra ve yalnızca İslam Cumhuriyeti’nin İsrail’e saldırması veya bunu yapmaya yönelik açık işaretler göstermesi durumunda katılacağı belirtildi.NE OLMUŞTU? Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.ABD’nin Venezuela’ya hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak Maduro’yu alıkoymasının ardından, yardımcısı Delcy Rodriguez Meclis’te yemin ederek 5 Ocak’ta Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlenmişti. Rodriguez, yaptığı konuşmada, “ABD’de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores’in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum.” ifadesini kullanmıştı.Kaynak: AA / Aynur Şeyma Asan – Güncel
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası’nın 23’üncü Olağan Genel Kurulu Toplantısı’na katıldı. Atatürk Kapalı Spor Salonu ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Genel Kurulda konuşan Yavaş, Ankara’da yaşanan trafik yoğunluğunun temel nedenlerinden birinin yanlış şehir planlaması olduğunu söyledi. “YENİ YOLLAR YOK, GELİŞEBİLECEK İMKAN YOK” Ankara’nın farklı bölgelerinde planlanan nüfus ile mevcut nüfus arasındaki farklara değinen Yavaş, “Yaşamkent; 19 bin nüfusa göre planlanmış, şu anda imar artışıyla 31 bin. Alacaatlı; 65 bin nüfusa göre planlanmış, imar artışıyla 124 bin olmuş. 124 bin deyip geçmeyin. Artık herkesin kendinin, eşinin, çocuklarının ayrı ayrı arabası var. Kişi kadar araba saysanız yeri var. Beytepe; 59 bin nüfusa göre planlanmış, şu anda 95 bin ama 100 binleri geçecek. Dodurga, 9 bin nüfusa göre planlanmış. Geçen yayımladık, tam 500 bin nüfus oraya gidiyor. Bunların hepsi Eskişehir Yolu’nu kullanacak, hepsi aynı yolları kullanacak. Yeni yollar yok, gelişebilecek imkan yok. Dolayısıyla İncek Mahallesi; 19 bine planlanmış, 108 bin olmuş. Sürekli olarak bu imar artışları nedeniyle artık İncek Bulvarı’ndan yukarı çıkarken sağa-sola o binalara bakın. O her bir daireyi dört araçtan hesap etmek zorundayız” diye konuştu.”TRAFİK SIKIŞIKLIĞININ NEDENİ AVM’LERİN ÖNÜ”Merkez Ankara projesine her gün yaklaşık 20 bin aracın giriş çıkış yaptığını belirten Yavaş, “Ankara’nın trafik sorununu da birlikte çözeceğiz arkadaşlar. Sadece Ankara Büyükşehir binasının yanına yapılan Merkez Ankara’ya günde 20 bin tane araç giriyor. O 20 bin tane aracın, o cadde üzerine girip çıktığını hesap edin. Ankara’daki en büyük trafik sıkışıklığının çoğu hep AVM’lerin önü. Dolayısıyla siz şehri planlarken ‘AVM yapmayın demiyoruz’ ama oradan geçen trafiği sayarsanız oralara yapılacak çok katlı binalar trafiğe sıkıştırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor” dedi.”ESKİSİ GİBİ TERCİHLİ YOLLAR YAPMAYA ÇALIŞACAĞIZ VE BUNU HALKA REFERANDUMLA SORACAĞIZ” Trafik sorununa çözüm için toplu ulaşımı destekleyen yeni projeleri hayata geçireceklerini söyleyen Yavaş, elektrikli otobüs alımları ve belirli saatlerde tercihli yolların yeniden gündeme geleceğini belirtti.Yavaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bundan sonra yaptığımız çalışmalarla inşallah toplu ulaşımı destekleyecek çareleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. Elektrikli otobüsler almak suretiyle bundan sonra belli saatlerde eskisi gibi tercihli yollar yapmaya çalışacağız ve buradan sadece bunu halka referandumla soracağız. Belediye otobüsleri, halk otobüsleri, minibüsler ve taksici esnafı kullanacak bu yolları sadece. İnsanları bu şekilde aracıyla şehre gelmemesi için, toplu ulaşımın kullanılması için birtakım teşvikler yapacağız. Bunları da beraber yapacağız. Cumhuriyet tarihi boyunca 2 milyon araç varken sadece 2019’dan bu yana 1 milyon araç artmış. Bunun haricinde Ulaşım Daire Başkanlığımız saydı, bir hafta içerisinde Ankara dışından gelen 700 bin araç var. 700 bin bin nüfus artışı da henüz maalesef istatistiklere yansımadı. Bir derdin çaresini en iyi o işin cefasını çekenler bilir. Bu nedenle odamızla her konuda iş birliği yapıyoruz. Yine iş birliği yapmak suretiyle Ulaşım Daire Başkanlığımızla sizlerin de önereceği örneklerle inşallah bu soruna da hep birlikte çare bulunacağız.”Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkede devam eden protestolara ilişkin yaptığı açıklamada, “Düşman, eğitilmiş teröristleri ülkeye soktu. Kargaşa çıkaranlar ve isyan edenler, protesto eden halk değildir” dedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkedeki gösterilere ilişkin açıklamada bulundu. Pezeşkiyan, İran düşmanlarının huzursuzluğu tırmandırmaya çalıştıklarını belirterek, “Düşman, eğitilmiş teröristleri ülkeye soktu. Kargaşa çıkaranlar ve isyan edenler, protesto eden halk değildir” dedi. İRAN’IN CUMHURBAŞKANI’NDAN UYARIPezeşkiyan “Biz protestocuların sesini duyuyoruz ve onların sorunlarını çözmek için tüm çabamızı ortaya koyuyoruz. Ailelerden rica ediyorum, çocuklarını bozgunculuk yapanlardan uzaklaştırsınlar” ifadelerini kullandı.”GÖREVİMİZ HALKIN SORUNLARINI ÇÖZMEKTİR”Göstericilerin itirazlarını görmezden gelmediklerini ve sorunları çözmek için çaba gösterdiklerini kaydeden Pezeşkiyan, ekonomiyi iyileştirmek için bazı yapısal adımlar attıklarını söyledi. Pezeşkiyan, “Bizim görevimiz halkın sorunlarını çözmek ve endişelerini gidermektir. Aynı zamanda kargaşa çıkaranların ülkeyi altüst etmesine izin vermemektir” dedi.NE OLMUŞTU?İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki yerel para biriminin dövize karşı yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayıldı. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, 7 Ocak’ta yayımladığı haberinde gösterilerde yaralanan polis sayısının 568’e ve gönüllü güvenlik güçleri olarak bilinen Besic mensubunun sayısının da 66’a yükseldiğini duyurmuş, toplam can kayıplarına ilişkin bilgi vermemişti.İran’ın başkenti Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylarda protestocular arasındaki gruplar tarafından çok sayıda otobüs ve ambulansın yanı sıra 24 ev, 25 cami ve 2 hastane ile 26 bankanın da aralarında olduğu kamu binalarının kundaklandığı ve tahrip edildiği açıklanmıştı. Olayların ardından İran yönetimi ülke genelinde internet erişimini engellemişti.Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’da döviz kurundaki sert yükseliş ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle patlak veren protestoları yakından takip ettiklerini açıkladı. Kabine toplantısının açılışında konuşan Netanyahu, gösterilerin ülke geneline yayıldığını savunarak İsrail kamuoyunun İran halkının cesaretine hayranlık duyduğunu söyledi.Netanyahu, “İsrail, İran halkının özgürlük mücadelesini destekliyor. Masum sivillere yönelik toplu şiddeti ve katliamları şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı. İran halkının baskıdan kurtulacağı günün yakın olduğunu öne süren İsrail Başbakanı, bu sürecin sonunda iki ülkenin yeniden “sadık ortaklar” olabileceğini iddia etti.EKONOMİK KRİZ PROTESTOLARI TETİKLEDİ İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve artan hayat pahalılığı nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı eylemlerle başladı. Kısa sürede birçok kente yayılan gösteriler, zaman zaman şiddet olaylarına sahne oldu.İran makamları can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 10 Ocak’ta yayımladığı raporda, protestoların 14’üncü gününde 116 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ölenler arasında 37 emniyet görevlisi ve 4 sağlık çalışanının da bulunduğu belirtilirken, 2 bin 600’den fazla kişinin yaralandığı, 2 bin 638 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.TAHRAN’DA KAMU BİNALARI HEDEF ALINDI Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen olaylar sırasında protestocu grupların çok sayıda kamu binasını hedef aldığı açıklandı. Olaylarda onlarca otobüs ve ambulansın yanı sıra 24 ev, 25 cami, 2 hastane ve 26 bankanın kundaklandığı ya da tahrip edildiği belirtildi. İran yönetimi protestoların ardından internet erişimine kısıtlamalar getirirken, ülke içinde ve Avrupa’daki bazı İran büyükelçilikleri önünde rejim karşıtı gösteriler devam ediyor.NETANYAHU’DAN NECEF BÖLGESİ İÇİN YATIRIM MESAJI Netanyahu, konuşmasında İsrail’in güneyindeki Necef bölgesine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Geçen hafta Savunma Bakanı Yisrael Katz, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve çeşitli bakanlık temsilcileriyle birlikte bölgeyi ziyaret ettiğini hatırlatan Netanyahu, İsrail polisinin ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in (Şabak) çalışmalarından etkilendiğini söyledi.Bölgede artan şiddetin sona erdirilmesini hedeflediklerini ifade eden Netanyahu, Necef’in yerleşime açılacağını, altyapı yatırımları yapılacağını, hızlı ulaşım hatları kurulacağını ve nüfusun bir kısmının bu bölgeye taşınacağını dile getirdi. Netanyahu, bedevi toplulukların da bu planlamaya dahil edileceğini savundu.Netanyahu, “İsrail, onların özgürlük mücadelesini destekliyor ve masum sivillerin toplu katliamını şiddetle kınıyor.” ifadelerini kullandı. “Pers ulusunun yakında zulümden kurtulacağını” savunan Netanyahu, o gün geldiğinde İsrail ve İran’ın yeniden sadık ortaklar olacağını öne sürdü.NECEF’TEKİ FİLİSTİNLİ BEDEVİLERİN DURUMU Necef Çölü’nde yaşayan Filistinli bedevi Araplar İsrail vatandaşı olmalarına ve zorunlu askerlik yapmalarına rağmen, uzun süredir ayrımcılığa uğradıklarını dile getiriyor. Bölgedeki Filistinliler, “ikinci sınıf vatandaş” muamelesi gördüklerini savunuyor.İsrail yönetimi, Necef’teki birçok Arap köyüne elektrik, su ve altyapı hizmeti sunmazken, Filistinlilerin arazi mülkiyetini de tanımıyor. İnşaat ruhsatı olmadığı gerekçesiyle basit yapıların dahi yıkıldığı belirtiliyor. Filistinli kaynaklara göre, bugüne kadar 12 milyon dönümlük Necef Çölü’nün yaklaşık 11 milyon dönümüne el konuldu.Bölgede, tamamı Filistinli bedevilerin yaşadığı 38 Arap köyünde yaklaşık 85 bin kişi hayatını sürdürüyor.Kaynak: AA / Faruk Hanedar – Güncel